“Hem Antik Tapınaklar Hem İslam Mimarisi Bizim Zenginliğimizdir”
Hindistan’da son dönemde bazı tarihi anıtların, camilerin ve şehir isimlerinin değiştirilmesi etrafında alevlenen kültürel kimlik tartışmalarına, hükümetin en yetkili isimlerinden biri son derece net, birleştirici ve tartışmaları yatıştırıcı bir vizyonla yanıt verdi. Hindistan Turizm ve Kültür Bakanı Gajendra Singh Shekhawat, ulusal bir gazeteye verdiği geniş çaplı röportajda, Hindistan medeniyetinin tek renkli bir tablo olmadığını; aksine asırlar boyunca farklı inançların, kültürlerin ve imparatorlukların bir arada yoğrulduğu eşsiz bir sentez (synthesis) olduğunu vurguladı.
İslam Mimarisi Tarihin Ayrılmaz Bir Parçasıdır
Röportajın en dikkat çekici bölümü, Bakan Shekhawat’ın ülkedeki İslam mirasına (Mughal ve Sultanlık dönemi mimarisi) sahip çıktığı sözlerdi. Tac Mahal, Kutub Minar ve Kızıl Kale gibi yapıların Hindistan turizminin ve küresel imajının omurgası olduğunu hatırlatan Bakan, “Binlerce yıllık antik Hindu tapınaklarımızın maneviyatı ve oymacılık sanatı bizim için ne kadar kutsal ve değerliyse, yüzyıllar boyunca bu topraklarda inşa edilen İslam mimarisinin o muhteşem eserleri de eşit derecede öneme sahiptir. Bunlar yabancı değil, artık Hindistan ruhunun bir parçasıdır ve tarihin sayfalarından asla silinemezler” ifadelerini kullandı.
“Kültürel Çeşitlilik Bizim En Büyük Turizm Silahımız”
Bakan, bu kültürel çeşitliliğin sadece felsefi bir değer değil, aynı zamanda Hindistan ekonomisi ve turizmi için (Incredible India vizyonu) en büyük “yumuşak güç” (soft power) olduğunu belirtti. Dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin, tek bir seyahatte hem Varanasi’nin Hindu ritüellerini, hem Altın Tapınak’ta Sih felsefesini, hem de Agra’daki İslam mimarisini aynı anda deneyimlemek için Hindistan’a geldiğini; bu farklılıkları silmeye veya tek tipleştirmeye çalışmanın ülkenin ruhuna ihanet olacağını açıkça ifade etti.
Aşırı Uçlara Karşı “Anayasal Koruma” Vurgusu
Son zamanlarda bazı aşırı sağcı grupların, tarihi camilerin altında eski Hindu tapınakları olduğu gerekçesiyle başlattıkları yasal süreçler ve gerilimler sorulduğunda ise Bakan Shekhawat, Anayasa’ya ve 1991 Tarihi İbadet Yerleri Yasası’na atıfta bulundu. Kültür Bakanlığı’nın temel görevinin ülkedeki her bir tarihi eseri (dini ne olursa olsun) korumak ve geleceğe taşımak olduğunu belirten Bakan, tarihin intikam almak için değil, ondan ders çıkararak barış içinde bir gelecek inşa etmek için okunması gerektiğini vurgulayarak takdir topladı.