Müzakerelerin Son Aşaması Yeni Delhi’de Başladı
Küresel ticaret dengelerini yeniden şekillendirecek tarihi bir gelişme olarak, Hindistan ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ikili ticaret anlaşmasının ilk aşamasının “%99 oranında” tamamlandığı resmen açıklandı. İki ülkenin ticaret bakanlıkları ve üst düzey diplomatik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, kalan son pürüzleri gidermek ve anlaşmaya nihai şeklini vermek üzere geniş yetkilerle donatılmış Amerikalı bir ticaret heyeti, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’ye ulaştı. Üç gün sürecek olan yoğun ve kapalı kapılar ardındaki görüşmeler, iki dev ekonomi arasındaki gümrük vergilerini, pazar erişim koşullarını ve yatırım kolaylıklarını netleştirecek. Müzakerelerin başarıyla sonuçlanması durumunda, imzalanacak anlaşma iki ülkenin son yıllardaki en kapsamlı ekonomik entegrasyon projesi olacak.
İkili Ticarette Tarifelerin Düşürülmesi Hedefleniyor
Yıllık ticaret hacmi 200 milyar dolar sınırına yaklaşan Hindistan ve ABD, bu yeni anlaşmayla birlikte karşılıklı tarife (gümrük vergisi) engellerini büyük ölçüde kaldırmayı amaçlıyor. Anlaşmanın ilk aşaması, özellikle Hindistan’ın ABD’den ithal ettiği bazı kritik tarım ürünleri, bilişim teknolojileri donanımları ve tıbbi cihazlar üzerindeki yüksek vergilerin düşürülmesini içeriyor. Buna karşılık, ABD yönetimi de Hindistan menşeli çelik, alüminyum ve mücevherat ürünlerine uygulanan ek tarifelerde kolaylık sağlamayı taahhüt ediyor. Ayrıca, Hindistan’ın devasa yazılım ve bilişim hizmetleri sektörünün (IT) ABD pazarındaki varlığını kolaylaştıracak vize ve çalışma izinlerine yönelik usul kolaylıkları da masadaki kritik konular arasında yer alıyor.
Çin’e Karşı Alternatif ve Güvenilir Tedarik Zinciri
Uzmanlar, bu anlaşmanın sadece ekonomik bir iş birliği olmanın ötesinde, çok ciddi jeopolitik hedefler taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle Quad (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) ortaklığının iki güçlü ayağı olan Washington ve Yeni Delhi, küresel tedarik zincirlerinin Çin’e olan bağımlılığını azaltmak ve daha “güvenilir” (resilient) tedarik hatları oluşturmak amacıyla bu ekonomik yakınlaşmayı hızlandırıyor. ABD’li yarı iletken, otomotiv ve havacılık devlerinin Hindistan’da yapacağı yatırımlara devlet güvencesi verilmesi ve teknoloji transferinin kolaylaştırılması, bu anlaşmanın uzun vadeli stratejik meyvelerinden biri olacak. Hindistan, bu ortaklık sayesinde kendisini küresel üretimin yeni merkezi olarak konumlandırmayı hedefliyor.
Kamuoyunda Beklentiler ve Zorlu Başlıklar
Her ne kadar anlaşmanın ilk aşaması %99 oranında bitmiş olsa da, iki tarafın da korumacı politikalar izlediği bazı hassas sektörler son ana kadar en zorlu başlıkları oluşturuyor. Özellikle Hindistan’ın yerli tarım sektörünü ve çiftçilerini korumak adına ABD’den gelecek süt ürünleri ve kümes hayvanları ithalatına getirdiği katı kotalar, Amerikalı müzakerecilerin en çok zorlandığı alanların başında geliyor. Benzer şekilde, fikri mülkiyet hakları (intellectual property) ve veri yerelleştirme (data localization) yasaları konusunda da taraflar arasında çetin bir pazarlık dönüyor. Ancak uzmanlar, küresel konjonktürün iki ülkeyi de bu anlaşmayı hızla imzalamaya zorladığını ve Yeni Delhi’deki üç günlük zirvenin sonunda tarihi bir ortaklık deklarasyonunun yayınlanmasının neredeyse kesin olduğunu vurguluyor.